Ölünün kararması

0 beğenilme 0 beğenilmeme
6 gösterim
29 Haziran Dini Sorular kategorisinde Mehmet mehmet (180 puan) sordu
Öldükten sonra ölünün kararması neye işarettir babam 4 gun önce gurbette yasamını yıtırdı 22 yasından beri namazını kılan orucunu tutan kimseyi kırmamaya calışan inanclı  biriydi ölümünden sonra yuzu kararmış bildirime kadar gurbette ölen sehit sayılıyor ama ölünün kararmasıda iyi degil DİE  biliyorum yardım edermisiniz

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
29 Haziran misafir cevapladı
Sekarat hali olsun veya vefat hali olsun insanların dış görünüşlerinden bir anlam çıkarmamak lazım çünkü herşeyi hakkıyla bilen yalnız Allah'tır.

Ölümden önceki çekilen hastalıklar ve ıztraplar, müminin günahına keffarettir. Bu şekilde ölen bir kimsenin çektiği sıkıntı, cehennem ve kabir azabının düşmesine vesile olur. Cehennem ve kabir azabı buna göre daha şiddetlidir. O ölen kimseye sorulsa, elbette "çok az zahmetle çok büyük mükafatlar kazandım" diyecektir.

Bu konuda şöyle bir kıssa nakledilir:

Hz. Musa (as) Tur Dağı’na Rabbiyle münacata giderken yolda bir ihtiyar çıkar önüne. Şöyle anlatır dileğini:

 “Ya Musa, ben senelerce burada ibadet ve dua ile meşgul olan bir kulum. Rabbim bunca senedir el açıp ettiğim duamı kabul etmiyor. Ne olur bir de sen niyazda bulun da, Rabbim bir türlü kabul etmediği duamı artık kabul buyursun.”

Musa (as) Tur’da ihtiyarın dileğini ifade eder:

"Sana malum, o kulunun senelerce yaptığı duasını kabul etmeni ben de diliyorum. Ne olur Rabbim mahrum etme o ihtiyar kulunu da kabul eyle duasını.”

Rabbimiz cevap verir:

"Ya Musa, madem sen de istiyorsun o kulumun duasının kabulünü; öyleyse git duasının kabul edilişini sen de gör.”

Tûr’dan sevinçle dönen Hz. Musa (as)  ihtiyarın bulunduğu mekâna gelir, müjdesini vermek üzere onu aramaya başlar. Bir de ne görsün; ihtiyar, bir arslan tarafından paramparça edilmiş, her bir parçası bir yerde. Acı manzaraya ibret ve tefekkürle bakan Hz. Musa (as) ellerini açıp niyazda bulunur:

“Ya Rab, senin hikmetsiz tasarrufun yoktur kâinatta. Bunun hikmeti ne ola ki?”

Şöyle cevap gelir Rabbimizden:

"Ya Musa! O kulum benden öyle bir makam istiyordu ki o makamın bedeli; ancak öyle bir sonuçtu. Bedelini ödedi, istediği makama ulaştı. Bedel ancak bir can vererek ödendi; ama karşılığı ebedî olarak elinde.”

Rabbimiz bundan sonra şöyle bir hatırlatmada bulunur:

"Ya Musa! Kullarıma söyle, olayların dışındaki çirkinliğine takılıp da kalmasınlar, içindeki güzellik ve hikmete de nazar etsinler, ebedî sonucunu da düşünsünler.”
Selamun Aleyküm Hoş geldiniz, Cennetbahcemiz sizlere sorularınızın diğer üyelerimiz tarafından cevaplanması için bir ortam sağlar. Sitemiz reklam gelirleri ile ayakta tutulmaktadır. Destekleriniz için teşekkür ederiz.

4,353 soru

3,957 cevap

18,238 yorum

815 üye

...